Rock Müziğin Tarihçesi 2. Bölüm


Blues rock
Yazı dizimizin ilk bölümünde İngiliz İstilası'nın Amerikan pop müziğine ve özellikle de R&B 'ye etkisi büyük olmuş ve İngiliz grupları Amerikan müzik piyasasını kelimenin tam anlamı ile ele geçirmişti. İlk dönem olan İngiliz İstilası gruplarının etkisi yavaş yavaş azalırken ikinci bir istila dalgası başlar. Bu kez Rolling Stones ve Yardbirds'ün de dahil olduğu gruplar müziklerinin temelinde Amerikan blues'u vardır. 1950'lerin sonu ve 1960'ların başlarındaki İngiliz blues müzisyenleri,  Lead Belly ve Robert Johnson gibi isimlerin akustik blues'undan ilham almaya başlamışlardı.


1958 yılında Muddy Waters'ın İngiltere'nin turundan sonra İngiliz gruplarda büyük bir dönüşüm yaşanmaya başlandı. Chicago blues'unu temel alan distorsiyonlu gitarlar ile yüksek sesle çalınan bir blues sound'u ortaya çıkarttılar. Bu dönemlerde "Blues Incorporated" isimli yeni ve genç bir topluluk İngiliz tarzı blues'un öncüsü olur. Bu dönemlerde Rolling Stones ve Cream üyeleri bu akımın içerisine yavaş yavaş dahil olmaya başlarlar.

Eric Clapton

İngiliz blues'unun en önemli isimlerinden bir tanesi John Mayall'dı. Kurduğu Bluesbreakers grubunda Yardbird'ten ayrılmış  Eric Clapton  ve Peter Green gibi önemli isimler boy gösterecekti. 1966 yılında yayınlanan Blues Breakers with Eric Clapton albümünde hem Amerikan hemde İngiliz blues etkileri görülüyor ve türün öne çıkan albümü olarak büyük ilgi görüyordu. Eric Clapton, zaman içerisinde süper gruplar diyebileceğimiz, Cream, Blind Faith ve Derek and Dominos ve arkasında da blues rock'ı ana akım sahnesine sokan solo kariyeri ile türün uzun soluklu olmasında önemli bir katkı sahibi oldu.

Aynı yıllarda ön plana çıkan bir diğer grup ise  Fleetwood Mac idi. Büyük ticari başarılar kazanan  Fleetwood Mac ve diğer gruplar 1960’ların sonlarında yeni bir akım ile ikinci plana düşeceklerdi. Bu dönemlerde Yardbirds’ten tanıdığımız Jeff Beck, kendi ismiyle kurduğu grubuyla heavy rock akımına doğru kaymaya başlar. Son Yardbirds gitaristi Jimmy Page ise Led Zeppelin ile müzik hayatına devam ederken özellikle ilk üç albümde dönemin blues etkisi hemen fark edilecektir.

Fleetwood Mac
Amerika'da blues rock, 1960'ların başında gitarist Lonnie Mack tarafından müzik piyasasına tanıtılmaya başlar. Ancak müzikal manada Amerikalı müzisyenlerin İngiltere’deki gelişmeleri yakalayabilmesi ancak 1960'ların ortalarında olur. Ancak ortaya bir anda süper gruplar çıkar, Canned Heat, erken dönem Jefferson Airplane, Janis Joplin, Johnny Winter, J. Geils Band ve Jimi Hendrix gibi isimler yavaş yavaş dünya müzik piyasasında fırtınalar estirmeye başlarlar. Jimi Hendrix Experience ve Band of Gypsys,  zaman içerisinde bu tarzın Amerikalı süper starları haline gelir. Amerika’nın güney vilayetlerinde geleneksel olarak blues önemlidir ve Allman Brothers Band, Lynyrd Skynyrd ve ZZ Top gibi gruplar bölgenin müzikal unsurlarını bu yeni tarza entegre ederler.

Erken blues rock grupları, daha sonra caz müzikten etkilenerek daha doğaçlamaya dayanan yeni akımlar ortaya çıkartırken, bir kısmı da buradan hareketle progressive rock akımını ortaya çıkartır. Cream ve Jimi Hendrix Experience  gibi gruplar ise blues temelli tarzdan psychedelia'ya doğru kaymaya başlarlar. 1970’lerde blues rock genel olarak daha sert türlere doğru evrilmeye başlar ve Led Zeppelin, Deep Purple ile ana akım haline gelir. Blues Rock ise ortadan tamamen kaybolmaz, 1970'lerde George Thorogood ve Pat Travers önde gelen isimler iken İngiliz [93] tarafından, ancak özellikle İngiltere piyasasında  Status Quo ve Foghat türe yenilikler katarak türü yaşatmaya devam ederler.

Folk rock

1960'lara gelindiğinde,  American folk music revival  denilen Amerikan halk müziğinin canlanışı ile gelişen sahne, geleneksel müzik ve genellikle akustik enstrümanlarda geleneksel tarzın etkisinde ama yeni kompozisyonlar kullanarak büyük bir hareket haline geldi. Amerika'da bu türe, Woody Guthrie ve Pete Seeger gibi müzisyenler tarafından öncülük edildi. İlerici ve politik içeriklerin müzik içerisine entegre edilmesi ise çok uzun sürmedi.

Joan Baez ve Bob Dylan 
Joan Baez ve Bob Dylan altmışlı yılların başında bu harekette şarkıcı-söz yazarları olarak öne çıkmıştı. Özellikle Dylan, 1963 yılında yayınlanan 2 albümü "Blowin' in the Wind" ve "Masters of War ile geniş kitlelere ulaştı. Bir şeylere muhalif ve hatta protesto müziği yavaş yavaş ana akım müzik dinleyicisine ulaşmaya başlamıştı.

Rock ve folk müzik aslında birbirlerinden her anlamda iki farklı müzik türü iken, harmanlanmaya başlamış ve ortaya yepyeni bir “şey” çıkmıştır.

Erken dönem ilk örneklerden ticari başarı kazanan şarkı Animals grubunun "House of the Rising Sun" olmuştu. Bu çok basit bir anlatımla bir folk şarkısının rock and roll formunda çalınması idi. 1964 yılında gelen bu ticari başarı tabii ki bir fitili ateşler. Aynı yıl  Beatles’ın "I'm a Loser"  şarkısı bu yeni hareketten büyük ölçüde etkilenmiştir. The Byrds,  Dylan'ın "Mr Tambourine Man" şarkısını yorumladığında ise ilerleyen yıllar için türün sound’unu derinden etkileyecektir. Los Angeles'ta kafelerde folk müzik çalan The Byrds şarkıyı rock formuna sokmuş ve 12 telli Rickenbacker gitar ile bambaşka bir ses elde etmişti. Bu şarkının kazandığı başarı 12 telli gitarı türün olmazsa olmazı haline getirir. En azından bir süre için.

Bob Dylan

1960’ın ortalarında Bob Dylan,  "Like a Rolling Stone" şarkısında elektrikli enstümanları kullanarak Amerikan müzik listelerinde fırtına estirirken büyük bir tartışmayı da başlatır. Folk müziğin püristleri şarkıdan elektrikli gitarlar yüzünden nefret ederler ve Dylan hain olarak damgalanır. İlerleyen yıllarda bu kavga dövüş tabii ki devam edecektir.

Bir dönem Kaliforniya'yı merkez üst olarak kabul eden Mamas & Papas ve Crosby, Stills and Nash gibi isimler elektrikli enstrümanları kullanmaya başlar ve akım  New York’a taşınır. Burada The Lovin' Spoonful ve  Simon and Garfunkel,  gibi isimler ile tanışırlar. İlk dönemlerde popüler hale gelen elektrikli enstrümanlar zaman içerisinde kenara konulacak olsa da, bu başka bir yazının konusu.

Fairport Convention

Tabii ki İngiliz halk müziğinden özellikle de Donovan ve Fairport Convention’tan bahsetmeden olmaz. 1970’lere gelirken Fairport Convention, müzikteki Amerikan etkisini ve Dylan’dan ilham alan elektrikli enstürmanları kenara atar. Bu büyük bir değişimi ateşini yakar. British folk rock  akımı  Pentangle, Steeleye Span  ve Albion Band ile yükselirken, İrlandalı Horslips, İskoçyalı JSD Band, Spencer's Feat ve Five Hand Reel grupları geleneksel formları müzik içerisine sokarlar ve bu türe Celtic rock denilmeye başlar.

Folk rock, 1967-68 yıllarında ticari ve popülerliğinin zirvesine ulaşır. Bob Dylan ve Byrds gibi müzisyenler  country rock hareketini başlatırlar. Folk ve rock arasındaki etkileşim şarkıcı-söz yazarı, protest şarkılar ve "orijinallik" kavramlarının geliştirilmesine yardımcı olur ve psychedelia döneminin başlamasındaki ilk adım olur.


Bölüm 1: 1950'ler Rock and Roll, 1960'lar Pop Rock ve Enstrümantal Rock, Surf Müziği, İngiliz İstilası, Garaj Rock,  Bölüm 2: Blues rock, Folk rock Bölüm 3: Psychedelic Rock, Raga Rock, Progressive rock



Yorumlar