Dave Brubeck Quartet - Time Out

David Warren "Dave" Brubeck (1920 – 2012) California'da dünyaya geldi. Babası hayvancılık ile uğraşıyordu. Annesi ise gençliğinde piyano dersleri almış ve konser piyanisti olabilecek kadar iyiydi. Dave Brubeck ilk gençliğinde müzik ile ilgilenmek istemiyordu ancak annesi ona piyano çalmayı öğretmeye başladı. Bu dönemlerde nota okuyamıyor ve ezbere çalıyordu. Hatta bu derslerden pek hoşlanmadığını da eklemek lazım.


Babasının çiftliğinde çalışırken bir yandan da üniversite eğitimine hazırlanıyordu. Aklında veterinerlik okumak vardı. Üniversite eğitimi sırasında müzik ağır basmaya başladı. Okul hayatı sırasında bayağı ilginç şeyler yaşayan Brubeck, 1942 yılında mezun oldu ve Amerikan ordusuna katıldı. Bu yıllar  II. Dünya Harbinin gitgide acımasızlaştığı yıllardı. Kızıl Haç moral gecelerinde piyano çalmaya başladı ve bu sürecin sonunda orkestra kurması için görevlendirildi ve cepheye gönderilmedi. Amerikan ordusu bünyesinde  "The Wolfpack" isimli bir orkestra kurdu. Bu orkestra ordudaki az sayıda ırk ayrımı yapılmayan orkestralardan bir tanesi oldu. Bu orkestra vasıtası ile Paul Desmond ile tanışıp beraber çaldılar.  O yıllarda beyazların ve zencilerin ayrı orkestralarının olması normal karşılanmıyordu. Savaş bitene kadar ordudaki görevine devam etti. Savaşın bitmesiyle eğitimine devam etti ve Darius Milhaud gibi efsanevi bir isimden dersler aldı. Özellikle orkestrasyon konusundaki derslerin onu çok etkilediğini belirtmiştir.


Askeri görevi sırasında Arnold Schoenberg'ten de ders alma fırsatı olduğunu da unutmadan ekleyelim.  Darius Milhaud eğitimlerinin sonrasında küçük bir orkestra kurdu ve bazı kayıtlar yapıp, gece kulüplerinde çalmaya başladı. İlerleyen aylarda Paul Desmond ekibe katıldı. 1949 sonlarında ilk kayıtlarını yapan Brubeck, 1950'lerin başlarında oldukça tanınan ve özellikle plakları iyi satan bir müzisyen haline gelmişti.

1951 yılında geçirdiği sakatlığın ardından Dave Brubeck Quartet'i kurdu. Paul Desmond tabii ki alto saksafonu ile grubun hemen bir parçası haline geldi. Yeni orkestrası oldukça sevildi ve okul kampüslerinde verdiği konserler olay haline geldi. 1954 yılında Brubeck, Columbia Records ile anlaşma imzaladı ve yayınlanan ilk albüm "Jazz Goes to College" idi yani yine bir kolej konseri kaydı!

1950'ler Brubeck için ilginç yıllar oldu. 1954 yılında Time dergisinin kapağında gözüken ikinci caz müzisyeni olmuştu. İlkini sorarsanız Louis Armstrong idi. Çok sayıda konser, orkestrasında bol bol kadro değişikliği, sayısız albüm derken 1958 yılında Brubeck Quartet yavaş yavaş sabit ve aslına bakarsanız tarihe damga vuracak kadrosunu oluşturmuştu. 1959 yılında ise bir milyon satış barajını aşan ilk caz albümü olan "Time Out" kaydedildi. Albümün şarkı listesi şu şekildeydi;
A Yüzü
1.
"Blue Rondo à la Turk" – 6:44
2.
"Strange Meadow Lark" – 7:22
3.
"Take Five" – 5:24 
B Yüzü
1.
"Three to Get Ready" – 5:24
2. 
"Kathy's Waltz" – 4:48
3. 
"Everybody's Jumpin'" – 4:23
4. 
"Pick Up Sticks" – 4:16
Albümdeki kadro ise şu şekildeydi. Dave Brubeck piyano. Paul Desmond alto saksafon. Eugene Wright  bas ve Joe Morello davul. Albüm seneler boyu Brubeck'in yaptığı deneysel çalışmalarının doruk noktasıydı. Burada deneysel derken bunu açıklamak lazım. Çünkü deneysel müzik dediğimizde olay farklı yerlere varır ve oturup sayfalarca yazı yazabilirim Brubeck'te işler biraz daha farklıydı.

Brubeck, Amerikan Dış İşleri Bakanlığı sponsorluğunda çıktığı bir Avrupa ve Ortadoğu turnesinde çok farklı müzik tarzlarını inceleme fırsatı bulmuştu. Türkiye'de iken, sokak müzisyenlerinin bir icrasını ilginç buldu ve 9/8'lik ritim üzerinde çalışmaya başladı. Bu batı dünyasında nadiren kullanılan bir ölçüydü. Ancak "Blue Rondo à la Turk"ü içeren kayıtlar Columbia Records yetkilerini pek mutlu etmedi. Daha önceki albümlerinin çok iyi satılmasının hatırına bu albüme bir şans vermeye karar verdiler.


Albümün geri kalanı daha bilindik ölçüler ve yapılarda olsa da, yer yer fazlası ile coşkulu diyebileceğimiz bol "swing"li "Take Five" ve isminde de anlayabileceğiniz gibi dönemin popüler dans forumunda diyebileceğimiz "Kathy's Waltz" gibi örnekler içeriyordu. Albümdeki tüm şarkılar Dave Brubeck imzalıydı, sadece "Take Five"  Paul Desmond imzasını taşıyordu ancak o da başlı başına bir marş haline gelecekti.

Albüm yayınlandığında  Columbia Records yetkileri gibi dönemin caz eleştirmenleri albümü beğenmediler hatta bir kısmı yerin dibine soktu. Ancak albüm öylesine sevildi ki, yayınlandığı dönemden bugüne kadar caz tarihinin en önemli albümlerinden bir tanesi sayıldığı gibi hala çok satmakta.

Albümün kapağı S. Neil Fujita tarafından çizilmişti. İşin ilginç tarafı S. Neil Fujita tarafından kapağı çizilen ve aynı yıl yayınlanan Charles Mingus'un "Mingus Ah Um" albümü de aynı şekilde caz tarihinin en önemli albümlerinden bir tanesi idi.

Time Out öyle bir albüm ki, zaman içerisinde bir çok kez elden geçirildi. Söylenenlere göre en kapsamlı çalışmalardan bir tanesi 1997 yılında CD'ye geçiş aşamasında yapılmıştı. Ancak asıl önemli olan 2009 yılındaki remaster çalışmasıdır ki bu çalışmanın akabinde Sony Legacy albümün 50. yılına özel çift CD'lik sette genişletilmiş bir baskını yayınladı. Bu arada koleksiyoncular için albümün DualDisc kopyası son derece nadirdir ve toplamda 50 adet basıldığı söylenir. DualDisc hayatımıza hiçbir zaman girmeyen ve telif problemleri yüzünden rafa kaldırılan saçma sapan bir format olmuştu. Çok az sayıda albüm bu formatta basılmıştı ve "Time Out" bunlardan bir tanesiydi. Eğer denk gelirseniz birkaç bin Dolarlık mini bir servete sahipsiniz demektir. Albümün plak baskılarını konusunda da acayip bir zenginlik var. Albümün yayınlandığı yıl olan 1959'da birden fazla baskı yapıldı ayrıca mono baskı da bulunabiliyor. Classic Records tarafından yayınlanan 4 adet 200gr 45 devirlik set yine koleksiyoncular için önemli sayılabilir. 4 plak olmasının sebebi her plağın tek yüzüne baskı yapılmış olması. Analog Productions tarafından basılan 180gr 45 devir çift plaklık özel baskısına da önemli. Aynı remaster çalışmasını temel alana ancak 33 devirlik versiyonu ise daha ekonomik bir seçenek olarak mercek altına alınabilir. Daha ekonomik bir baskı için Sony Legacy baskısına eğer bulmaz iseniz Music On Vinyl baskısına da göz atabilirsiniz.


Yorumlar