Dream Theater - Dream Theater



Albüm çıktığından beri yakın çevremde kavga dövüşün eksik olmadığı bir albüm. Yazıyı Hakan'a yollarken abi bak bu yazı kavga çıkartabilir dedim. Yayınlarsa kendisi bilir. Dream Theatre sonunda kendi ismini taşıyan albümü yayınladı. Albümün kadrosu, James LaBrie vokal. John Petrucci – gitar. Jordan Rudess her türlü klavye. John Myung bas. Mike Mangini davul.

Albüm başarılı mı değil mi sorusu kavga çıkartan bir soru. Öncelikle hemen söyleyeyim Dream Theater fanatiği değilim. Toplam 3 kez canlı performanslarını seyrettim. Benim şahsi görüşüm Dream Theater'ın her zaman bir konser ve canlı performans topluluğu olduğudur. Müzisyenlerin stüdyoya kapatıldıklarında içlerindeki sıkıntıyı konserlerde atması bilinen bir gerçektir. AncakDream Theater söz konusu olunca bu sıkıntı atma işi bir anda patlamaya dönüşüyor. Hele karşılarında iyi bir seyirci varsa. Konu Dream Theater olunca set list yani sahnede çalınacak şarkılarda ülkeden ülkeye değişir. Uzakdoğu'da daha sert performanslar ve şarkı seçimleri yapılır örneğin. Hatta bir bakarsınız Iron Maiden konseri izliyorsunuz...

Dream Theater fanatizmi bilinen bir gerçek. Özellikle Mike Portnoy'un gidişi süreci fanatiklerin kendi aralarında bile önemli tartışmalara sebep oldu. Her çıkan albüm mükemmeldir, her çıkan albüm müthiştir konusu da zaten tabu. Dokunan yanar.

Aslına bakarsanız bana kalırsa topluluk Metropolis Pt. 2: Scenes from a Memory'den sonra bir çıkmaza girdi. Dönemi için hatta günümüzde bile hemen her açıdan topluluk için bir sınır noktasıydı. Muhtemelen albüm yayınlandığında kendileri de bunun farkındaydı. Six Degrees of Inner Turbulence albümü gidilecek yönü tespit etmek için çıkartılmış ve normal bir topluluk diskografisinde, Metropolis Pt. 2: Scenes from a Memory sonrası çıksa büyük infial yaratacak bir albüm olsa da, Dream Theatre dinleyicisi bu albümü farklı bir yaklaşım olarak kucakladı. Ancak çok benimsenmedi. Hemen arkasından gelen Train of Thought ise bir nevi geri dönüş albümü kabul edildi meraklılar tarafından.

Octavarium ise dinleyici açısından kötüye gidişin seslerini içeriyordu. Örneğin ben albümü hiç beğenmedim. Bunun en önemli sebebi artık ortalıkta Dream Theater'dan etkilenmiş ve onu geçen çok sayıda topluluğun olmasıydı. Boynuz kulağı geçer hikayesi. Hemen arkasından yayınlanan Systematic Chaos yine bilindik Dream Theatre formülasyonu içerisinde harmanlanmış ama formülü tutmamış bir albüm oldu. Black Clouds & Silver Linings ise az değişiklik ile formülün yeniden kullanımıydı. Başarılı bir albümüydü pek sanmıyorum ama kötü de denilemez. Zaten sıkıntı burada bir süre sonra Dream Theater işte demeye başlıyorsunuz.. A Dramatic Turn of Events ise bence kötü bir albüm. Formülün artık tutmadığının bir resmi idi. İşin kötü tarafı Mike Mangini'nin bence başarılı performansı kötü bir albümle arada kaynadı gitti...

Gelelim Dream Theater albümüne. Şimdi bu albüm için progressif albümdür demek biraz zor. The Enemy Inside yine sert açılış parçası tarzının bir yaklaşımı. Tekrar bölümündeki melodi üzerine kurulu olduğu bir şarkı. The Looking Glass eski Dream Theater formülünün günümüze uyarlanmışı. Enigma Machine yine bir melodiyi al süper müzisyenler iyi müzisyenler partisyon eklesinler formülüne sahip bir şarkı. The Bigger Picture standart bir balad. Standart bir şarkı sözleri dinlemeseniz de olur. Behind the Veil ise soloların kurtardığı bir şarkı vence. Surrender to Reason ve Along for the Ride ise günümüzde binbir benzeri bulunan işin kötüsü 70'lerde yapılmışı var dediğim 2 parça. Illumination Theory ise işte olması gereken bu dediğim parça.

Şimdi bu albümle ilgili yorumum şu, Dream Theater istediği zaman müthiş şarkılar yazıp, yazdığından daha iyi icra edebilme kabiliyetine sahip bir topluluk. Yıl olmuş 2013 bir adım ileri iki adım geriye gidiyorlar hala. Amaç albüm satmak olamaz çünkü bu adamlar müziği seven adamlar, gerektiğinde yan projelerde metal müziğinde progressiflik nasıl olmalı gösterebilen adamlar ama bu albümler ardı ardına neden böyle ruhsuz kötü replikalar olarak geliyor bilemiyorum.

Albüm kötü değil günümüz açısında. Ama Dream Theater açısında da pek parlak değil. Hani bu adamlar tam dayaklık bir noktada. Gıcır gıcır özel baskı plaklar çıkmış insanın içinden alası gelmiyor. Aman artık hep aynı şey deyip geçiyorsunuz.

Sadece şunu düşünün yeter. Son dönemlerde çıkan Dream Theater albümlerini hangi formatta alıyorsunuz. Eskiden olsa CD çıkarken ve hatta plak basılacak deseler balıklama atlardım. Hepimiz atladık zaten Ancak son dönem albümleri için bu heyecanı duydunuz mu? Eskiden kılıksız kopya CD arşivleri arasında sevdiğimiz albümlerin orijinalleri 10km uzaklıktan fark edilirdi. Şimdi durum ne... Ben kendimden söyleyeyim bulduğum en ucuz dijital kopyayı satın aldım -indirmedim- CD'sine 5 kat para vermem çünkü albüm hak etmiyor. Kimse de kusura bakmasın ama ruh eksik...

Tolga

Yorumlar

  1. yani kaç dakkamı ayırıp okuyayım dedim hayatımdan çaldığın dakikalara harcıyorum hangi müzik tarzı dinliyosun bilmiyorum ama varsayım olarak kesin metallica hayranısındır bu önyargı başka bir dinleyicide olamaz dream theater in her albümünde bir abartı parça olur. sen vermiş veriştirmişsin her albümde ayrı güzellikte parçaları var senin yaptığın kurunun yanında yaşta yanar olayı..... hele yazına en güldüğüm kısım son albümdeki en iyi parçalara verdiğin saçma yorumlar :D çevresi geniş bir insanım pop dinleyen bir insana bile dream theater ı aşılamış insanım yakın çevremde türk sanat müziği dinleyen insanlar var onlar bile açıp dream theater dinliyolar ve yeni albümünün nezaman çıkacağını soruyolar yani burda senin son albüme progressive değil demen arabadan anlamayan birinin araba kötü demesi gibi birşey olmuş son albümde False Awakening Suite adlı parçayı atlamışsın dream theater kemiş kitlesinin beklediği ensturmental bir parçaydı bunu bilmiyormuşsun ...The Bigger Picture albümün abartısız en güzel parçası diyebilirim albümü ilk dinlediğimde bu parçaya takıldım kaldım çevremde dinlettiğim insanlar şarkıyı öyle bir övmüşlerki bana telefon açıp parçayı yollamamı istediler sen dinlemesenizde olur diyosun Behind the Veil şarkısı klasikleşen bir dream theater parçası ilerleyen zamanlardada birazcık dt yi araştır anlarsın demek istediğimi ..Surrender to Reason yine klasik bir parça sen progressiveden anlamadığın için yine anlamadığın ve yorum yaptığın bir parça Along For The Ride şarkısınıda nasıl dinlemişsen artık klasik dt şarkılarından yavaş başlayıp sertleşen bir parça günümüzde var diyosun günümüzde dt yi taklit eden gurup çok haklısın 70 ler diyosun 70 lerde böyle bir parçanın var olduğu söylüyosun gülüyorum.bence sen evde otur çayını iç kardeşim bu gurubun yorumunu bu gurubun hayranlarına bırak 1995 ten beri DT dinliyorum geliyo progressive den anlamayan biri başlık açıp saçma sapan konuşuyor .diğer albümlere laf etçek olursam bu sayfa yorumlarıma yetmez

    YanıtlayınSil
  2. Merhabalar,

    Yazıyı kaleme alan Tolga Bey, sağlam bir progresif dinleyicisidir. Tarihin tozlu raflarında bir yolculuğa çıkmak için aşağıdaki albümler ile bir başlangıç yapabilirsiniz...

    Aşağıda linki bulunan albümleri dinlemenizi şiddetle öneririz....

    http://muzik.stereomecmuasi.com/2014/11/van-der-graaf-generator-the-least-we-can-do-is-wave-to-each-other-lp.html

    http://muzik.stereomecmuasi.com/2014/11/caravan-in-the-land-of-grey-and-pink-lp.html

    http://muzik.stereomecmuasi.com/2013/09/mothers-of-invention-freak-out.html

    http://muzik.stereomecmuasi.com/2014/11/camel-moonmadness-lp.html

    YanıtlayınSil

Yorum Gönderme